Home Up 1821 &  .

Aziz Istanbul

    Home Up

 

Sana dün bir köprü altından baktım aziz Istanbul

Gül Doğay - Yücel Tunca

Birincisi, ikincisi derken şimdi de üçüncüsü ile gündeme gelen Boğaziçi'ne takılacak 3. "gerdanlık", artık kimilerinin gerçekten de boğazını sıkmaya başladı. Bundan dört yıl önce yani 1998 yılında Arnavutköy-Kandilli arasında yapılacağı açıklanan 3. köprüye bu yıldan itibaren başta Arnavutköy halkı olmak üzere birçok politikacı, sanatçı ve istanbullu karşı çıktı, çıkmaya da devam ediyor. Yetkililer kimi zaman köprü güzergahının henüz belli olmadığını açıklasalar da "Semt Girişimi", köprünün Boğaziçi'nin neresinde geçerse geçsin karşı çıktıklarını ve çıkmaya da devam edeceklerini ısrarla vurguluyorlar.

Arnavutköy halkının 3. köprünün gündeme gelmesi ile aynı dönemde oluşturduğu ama konuya duyarlı birçok kişi tarafından da çalışmaları desteklenen "Arnavutköy Semt Girişimi" geçtiğimiz ay milletvekillerine verdikleri bir brifingle köprü yerine tüp geçidi savunduklarını tekrar dile getirdiler. Brifinge birçok komisyon üyesinin yanı sıra 11 Istanbul milletvekili de katıldı. Arnavutköy halkı şimdilerde Bakan Abdülkadir Akcan'ın Istanbul'a gelerek köprüye karşı bilim adamlarını dinleme sözünü ne zaman yerine getireceğini bekliyorlar, işin siyasi düzlemde en ilginç tarafı ise her ikisi de aynı partiden olan (MHP) Bayındırlık ve Imar Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığının konuya getirdikleri çözümün birbirine tamamen zıt olması. Bayındırlık Bakanlığı 3. köprünün yapılması gerektiği ve zorunluluğu üzerinde dururken, Ulaştırma Bakanlığı tüp geçit konusunda ısrarlı tavrını sürdürüyor.

Neden 3. köprüye hayır?

Girişimin öncülerinden ve aynı zamanda Arnavutköy Muhtarı da olan Sedef Irteş neden köprüye karşı çıktıklarını su sözlerle açıklıyor: "Arnavutköy'ün bin 500 yıllık bir tarihi var. Bu tarihin içinde birçok yalı, resmi ve dini yapı ve unsurları, ağaçlar ve 5 SİT alanı bulunuyor. Köprü yapıldığında bunlardan bir çoğu gidecek. Her ne kadar tarihe zarar vermeden bu köprü yapılacak deniliyorsa da bu mümkün değil. Tarihi dokunun kaybolmasının yanı sıra köprülerin de çözüm getirmediğini görüyoruz. Yapılan her iki köprüde trafik sorununa çözüm olmadı. Boğazı köprülerle kaplasalar da bunun sonu gelmeyecek. Köprüye alternatif tüp geçiş 10 köprüye bedel ve aynı yönde 75-100 bin kişiyi taşıyacak bir proje bu. Köprü Arnavutköy'ün değil Istanbul'un sorunudur. Eğer 3. köprü yapılırsa 4. ve 5.... köprülerle dolacaktır Boğaz. "

Semt Girişimi"nde aktif olarak çalışan Ismail Üstün ise şöyle söylüyor: "Meslek odaları, ulaşım uzmanları, kentini sevenler yıllardır köprü projesine karşı çıkıyorlar. 3. köprünün yapılması Nazım Imar Planı başta olmak üzere birçok karara aykırı. Bayındırlık bakanı geçtiğimiz günlerde şöyle bir yorum yaptı: Dört-beş kişinin Arnavutköy'de keyfi kaçacak diye bu tip prestij projelerden Türkiye vazgeçemez".  

Önümüzdeki dönem, köprüye karşı çıkanların 4-5 kişi olmadığını gösteren etkinliklerle geçecek. 3. köprüyü isteyenlerde insan sevgisi, Istanbul sevgisi olmadığı daha iyi anlaşılacak. Semt olarak bakkalından manavına, yorgancısından lokantacısına, profesöründen, gencine, yaşlısına kadar tüm Arnavutköy'ün karşısında tek vücut olduğu 3. köprü yapıldığı takdirde Vaniköy-Kandilli SİT alanındaki tarihi yapılar, koruluklar, Sevda Tepesi ve çevresi, Kandilli Kız Lisesi, Hekimbaşı ve çevresi, Büyük ve Küçük Çamlıca Tepeleri, Arnavutköy SİT alanındaki tarihi köy dokusu ve kültür varlıkları, koruluk, Ayazma ve Ulus Parkı çevresi yıkılacak ya da zarar görecek.

1500 yıllık tarihine tanıklık eden 38 anıtsal yapı, 292 sivil mimari örnekleri (ev), 5 doğal SİT alanı, 42 yalı ve 30 ağaç bulunan Arnavutköy ve Kandilli; UNESCO Genel Kurulu'na insanlığın ortak kültürel mirasının korunması konusunda danışmanlık yapmak için kurulmuş olan ICOMOS (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) tarafından her yıl düzenli olarak yayınlanan "Risk Altındaki Kültürel Miras Raporu"nun 2001-2002 basımında 3. köprü projesi ile yok olma tehlikesi altında olduğundan dolayı yer alıyor. ICOMOS Türkiye Başkanı Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, 3. köprünün Arnavutköy ve Kandilli'ye büyük zarar vereceğini söylüyor.

Sayın Ahunbay bu konuda "Geniş korular ve kıyı şeridindeki güzel yalıları ile Kandilli Asya kıtasının sakin atmosferini yansıtmaktadır. Arnavutköy ise bir 19. yüzyıl Boğaz köyüdür ve ahşap mimarisi ile eşsiz bir örnektir. Köprü bu semtin kültürel mirasını yaratacağı hava ve gürültü kirliliği ile riske sokarken, kentsel SİT alanının mimari görünümünü mahveden bir ağır kabus olacaktır" diyor.  

ANADOLU HISARI - BOSPHORUS - ISTANBUL    ANADOLU HISARI - BOSPHORUS - ISTANBUL

Köprüye hayır, tüp geçite evet

3. köprünün yapılmasına karşı çıkan semt halkı ve bilim adamı, köprünün yapılması için hiçbir yasal dayanak olmadığını savunuyor. Öyle ki 3. köprü Nazım imar Planı'na, Boğaziçi Yasası'na, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na, Kültür Bakanlığı istanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ve Avrupa Yerel Yönetimler ve Özerklik Şartı'na göre yapılamaz.

Bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre 3. köprü, bakanlık tarafından ulaşımı rahatlatacağı söylense de rahatlatmayacak ve 3. köprü yapılacak son köprü olmayacak. Prof. Dr. Evren Güngör, yapılan her iki köprü geçişinde de özel otomobillerin ağırlıkta olup, toplu taşımanın tamamen göz ardı edildiğini belirtiyor ve "Eğer otomobiller değil de insanlar gözetilseydi; Boğaziçi Köprüsü'nden şu anda iki köprünün taşıdığından daha fazla yolcu taşınabilirdi. Açıldığı 1973 yılından bugüne; Boğaziçi Köprüsü'nden geçen taşıt sayısı 14 katına çıkarken, yolcu sayısı ancak 2.5 katına çıkmıştır. Boğaz'ın iki yakadaki raylı sistemlerle bütünleşmeyi sağlayacak biçimde demiryolu geçişine gereksinimi bulunmaktadır. 3. köprüden demiryolu geçişi de sağlanacağı söylemleri ise karşı çıkışları yumuşatmaya yönelik bir taktik olmaktan başka anlam taşımamaktadır. Köprünün ortasına rayları koymak demiryolu geçişini sağlamak için yeterli değildir" diyor.  

MEGA REVMA - ARNAVUTKOY KOYU - ISTANBULBakan tarafından 2005 yılında tamamlanacağı açıklanan 3. köprünün kamulaştırma bedeli hariç ihale bedeli yaklaşık 720 milyon dolar. Birçok bilim adamı ve ulaştırma bakanlığınca yapılan araştırmalar sonucunda yapılacak olan demiryolu boğaz tüp geçişi ise, demiryolu banliyö hatlarının metroya dönüştürülmesi ile birlikte gerçekleştirilecek ve Gebze Söğütlüçeşme Üsküdar Sirkeci Yenikapı Halkalı arasında trenler 2 dakika aralıkla çalışarak saatte tek yönde 75 bin kişiye hizmet verecek. Araştırmalar bu rakamların 2x3 şeritli 10 adet karayolu köprüsü ve karayolu tüp tüneline eşdeğer bir kapasitesi olduğunu ortaya çıkartıyor.

 

 

Home ]
Last modified: JUNE 20,  2013