|
|
|
Arnavutköy Mahalle Muhtarlığı Tel-Faks: (0212) 265 67 95 Bir
kez daha dayatılan 3. Köprü girişimine karşı bu
kez kendiliğinden örgütlenen kentsel koruma amaçlı
"Arnavutköy Semt Girişimi"nin sesine sayfalarımızı
açmanın sevincini yaşıyoruz. Üzerimize
hoyratça gelen 3. köprü tehlikesi karşısında gücümüzü,
enerjimizi, zamanımızı biraraya getirip, çoktandır
bir yerlerde yitirdiğimiz komşuluğu
bulduk ve Arnavutköy
Semt Girişimini oluşturduk... Her
toplantı öncesi kendimizi bilgilendirdik, bilgiyi
çevremize yaymaya çalıştık; sonra da mahallemizde
konuk ettiğimiz sivil
toplum örgütleri, yerel yönetim temsilcileri, üniversitelerden
çeşitli uzmanlar ve duyarlı tüm kesimlerden gelenlerle
bilgilerimizi pekiştirdik ve...
İstanbul'u ve mahallemizi koruyacağız! Köyümüze
kazıklar çakıldı, denizle bağımız
kesildi, şimdi de göğümüzü
karartmak istiyorlar... Biz Arnavutköylüler,
1500 yıllık tarihi olan mahallemizi, içindeki 38 adet
anıtsal yapıyı, 42 yalıyı, 292 adet eski eser sivil
mimarlık örneği evi, 30'un üzerindeki anıt ağacı,
5 yeşil sit alanını ve de hallacımızı, köftecimiz,
berberimiz, ayakkabı tamircimiz, camcımız ve kasabımız
ile belki de şimdiye dek ne denli kıymetli olduğunun pek de
farkına varamadığımız, kendine özgü Boğaz köyü yaşantımızı koruyacağız... Arnavutköy'ün gökyüzünü
karartmayacağız! 3üncü köprüye hayır! Arnavutköy'den
Kandilli'ye... Önümüzdeki günlerde
ihaleye açılmak istenen 3. köprü projesi, İstanbul
Boğazı'nda kalan son tarihi ve doğal güzelliklerle
beraber huzurumuzu, sağlığımızı
da alıp götürmeye hazırlanıyor. İstimlak
edilecek evlerimiz, işyerlerimiz;
üzerimize yağacak kurşun ve karbonmonoksit, geceleri rahat
uyku uyutmayacak araba gürültüsü,
kirlenecek içme suyu kaynaklarımız,
kesilecek ağaçlar...
3. köprü Boğaz'ın hangi köşesine
yapılırsa yapılsın,
ayaklan, viyadükleri, tünelleri, karayolu bağlantıları
ile, dünyanın incisi Boğaziçi'ni tahrip edecek, yaşadığımız
mekanları şantiyeye dönüştürecek. Bu projeden en büyük zararı görecek semtlerden biri de yalılarıyla,
anıtsal yapılarıyla
tarihi dokusunu şimdilik koruyabilen Arnavutköy. Bayındırlık
ve İskan Bakanlığı, tarihi ve kültürel değerlerimizi,
doğal güzelliklerimizi hatta sağlığımızı
hiçe saydığı
gibi, varolan yasaları da görmezden
geliyor. 3. köprünün tam bir
felaket olacağı bu kadar açıkken, İstanbul'u ve yaşadığı semti sevenlerin kaygıları,
tepkileri giderek çoğalırken
neden bu ısrar? Hem de devletin
görevlendirdiği kurumları dikkate
almayacak kadar...
Bütün dünya toplu taşımaya yönelirken, yeni bir köprü
yapmak. Tüp geçiş saatte 75.000
kişilik taşıma kapasitesiyle 7-8
köprüye bedeldir. Tüp geçiş devreye girince 1. ve 2.
köprülerde de rahatlama olacağı kesindir. 3. köprü, bu işten
çıkarı olanların, kendi bildiğini okuyanların bir dayatması
olarak karşımıza dikiliyor.
Bizler, 3. Boğaz Köprüsü'nü
ne Arnavutköy'de ne
de başka bir semtte görmek istiyoruz!
Bizim gibi düşünen
duyarlı halkımızı, sesini
duyurmaya davet ediyoruz. <><><><><><><><><><> S E M T A Ş
K I
“ARNAVUTKÖY
– MEGAREVMA”
Bu semt Arnavutköylüler tarafından koruma altına alınmıştır
“Topraksız
bey, beysiz toprak olmaz".
Bu, feodal dönem için kullanılan deyiş, Fransız
ihtilali ya da feodalizmden kapitalizme geçmekle şekil olarak değişmiş
olsa da öz olarak pek değişmedi. Bir toprağa tutunma, bir
yere ait olma güdüsü hep var oldu insanoğlunda. Bir ülkeye,
bir şehre ve bir semte ait olmak.
Taşrada, sayesinde her kapıyı açabileceğiniz hemşerilik,
köyden şehre doğru uzadıkça yerini şarkılara
da yansıyan bir "Sen
istanbul'un neresindensin?"
sorusuna
bırakır. Özellikle büyük şehirlerde oturduğunuz
semt statünüzü de belirler.
“Tek
gerçek keşıf yolculuğu yeni yerler aramak değil
yeni gözlerle bakmaktır”
diyor Marcel
Proust. Tüm bunların yanında bir de "doğma büyüme Arnavutköy' lüyüm, Bebekliyim" diyen kişilere rastlarsınız, semtlerinden konuşurken göğüsleri kabarır. Koca şehir içinde bir mahallenin samimiyetine tutunur, bakkal ve manavıyla sohbet etmekten, sokaklarında aynı insanları görmekten ayrı bir zevk ve tatmin duyarlar bu semt aşıkları. Hatta bu aşk, sivil toplumun istikrarlı ve güçlü seslerinden de biri olabilir, Arnavutköylüler'inki gibi. Onlar, "Niye köprü? Tüp geçitin gözü mü çıkmış?" diyerek Istanbul'da yapılacak üçüncü bir köprüye karşı tüm Istanbul'u ayaklandırıp halktan ve basından destek gördüler. Nitekim proje, Arnavutköy'ü tam göbeğinden hançerleyen bir proje.
Yalıları,
dar yokuşlu yolları ve merdivenli sokakları,
ikişer-üçer katlı, çardaklar ve sarmaşıklarla
kaplı, sanat yolculuğu
eseri kapıları ile Arnavutköy,
Osmanlı başkentinin mimari zenginliği ve ince zevkini fısıldar
kendisini gezenlere. Geçirdiği onca yangına, mahalleyi,
denizden koparan kazıklı yola, Akmerkez
trafiğine
ve üçüncü köprü projesine
rağmen doktorundan mahalle manavına herkes, herhalde muhtar Güven'in
söylediği gibi "Arnavutköy’deki
komşuluğu, arkadaşlığı, ahbaplığı
hiçbir şeye değişmedikleri"
için hala orada.
|
|
|